Esat Iz’in izinde olmak

30
Görüntüleme

Esat Cafer İz’e Allahtan rahmet, Ailesine ve kulübümüze baş sağlığı dileriz.  Avusturya’dan yazısını bizimle paylaşan Değerli Üyemiz Prof. Zeynep Bilgin Wührer’e teşekkür ederiz.

Esat Iz’in izinde olmak

Esat Bey…benim Esat Amcam..”kendimi bildim bileli” diyelim, aile yaşamımızda en değerli yere sahip insan. Babamın çocukluktan beri en iyi arkadaşı olan, arkadaş olmanın kelime anlamını da herkese en iyi kavratan, gerçek dost Esat Amcam. Marmara Yelken’le onun sayesinde tanıştık, onun önerileri ile kulübe üye olduk. Yeni dostluklar geliştirdik. Istanbul Rotary’de yine beraberlerdi. Şemsa ve Esat Iz, Türkmen ve Fuat Bilgin… bu içten ve derin, çıkar düşüncesinden uzak, şeffaf ve sevgi-saygı dolu dostluk ortamında yetişirken, yaşamıma çok dersler aldım.

Annemin en zor dönemlerinde ikisi de her an ve her anlamda bize destek oldu. Annemi kaybettiğim dakika babama destek olsun diye hemen Esat Amcamı aradım, koştu geldi. Neredeyse 20 sene önce. Babamın kaybında bir parçası eridi sanki Esat Amcamın. Ama baba yarısı gibi sevdiğim için bağımız hiç kopmadı. Avusturya’ya yerleşmemden sonra bile iletişimimiz sürdü. Bazan uzayınca arası aramalarımın “Sen nerdesin? Çok merak ettik.” deyişi kulaklarımda. Merak edilmek. Uzak bir ülkede yaşam kurmuş olmak, ama bir çocuk gibi merak edilmek. Biraz merak edilmenin sevinci, biraz arayı uzatmış olmanın utancı ile içim pırpır ederdi bu cümleyi duyduğumda. Evet, kederliyim. Babamı 15 sene 1 ay sonra yeniden kaybetmiş gibiyim.. yok, asıl şimdi babamı tümden kaybetmiş gibiyim. 101 yaşını geçmiş de olsa, bende çok büyük iz bırakan Esat Iz, hep izinde gitmeyi, kişiliğinden birşeyler öğrenmeyi çok sevdiğim insan.

Annemiz ya da babamızı sonsuza dek “gözden” kaybedince kalbimize derinden acı veren, bir daha buluşamayacak olma sancısının ötesindedir hep. Akla takılan sorulara bundan böyle yanıt alınamayacağı gerçeği çarpar bizi ve üzer derinden. Kopan, o kişi ile olan sıkı bağ değildir. Şaşırtan ve sarsan kendi geçmişimiz, aile hikayemiz, azıcık o mikro tarihimizle olan bağın kopmasıdır. Son saniyede avucumuzu sıyırıp kanatarak elimizden kaçmasıyla ipinin, salına salına kendi yoluna giden bir sandalın ardından bakarken kalbimize çöken o derin hüzündür sanki duyulan. Hele ki o yanıtsız soruların muhatabı, insana insan olma yolunda çok değer katmışsa. Esat Iz böyle biri benim için. Zarafetiyle, inceliğiyle, sadeliği sevmesiyle, çok mütevazı kişiliğiyle, derin düşünmesiyle, ve üstüne üstlük, sevdiklerinin dertlerini önemseme ötesinde benimseyip kendine dert edinmesiyle çok özel, çok sevgi dolu, bambaşka bir insan. Duruşuyla, tarzıyla, giyimiyle ileri yaşında bile herkese örnek, sıcacık bir insan.

Benim içimde bir derin hüzün var. İyi ki doya doya yaşadım ilgisini, sevgisini, bilgisini, hayat görüşlerini. “Feyz aldım alabildiğimce” hani o eski kuşağın dilinde. En çok da şimdi Esat Amcamın diğer yarısını, o çok zarif, duyarlı ve espirili Şemsa Teyzemi düşünüyorum. Uzakta olmak, el uzatamamak üzüntümü katlıyor.

Esat Amcamın MYK’da her yemeğe gittiğinde yaydığı tatlı, nezaket dolu hava hep o bahçede asılı kalacak. Kalbimizde bıraktığı ve gönlümüze iyice yerleşen İz’i ile bize verdiği zenginlik gibi. Tüm MYK camiasına başsağlığı diliyorum.

Zeynep Bilgin Wührer / Linz, Avusturya, 01.07.2020