İstanbul İl Yelken Temsilcisi Tamer Dökmeci ile Röportajımız

105
Görüntüleme

(2018 Yılında  basılı olarak yayınlanan MYK dergisinden alıntıdır.)

– Yelken sporuyla ilişkiniz nasıl başladı?

2004 Yılında oğullarım Nogay ve Barsgan’ın Marmara Yelken Kulübü’nde yelkene başlamasıyla ben de başlamış oldum. Onları kulübe getire götüre aile olarak kendimizi yelken sporunun içinde bulduk. Denizi seven bir kişi olarak benim için de güzel bir uğraş oldu.

– Tamer Dökmeci kimdir? Biraz kendinizden ve ailenizden bahseder misiniz?

1952 Antakya doğumluyum. Tahsil yaşamım İstanbul’da geçti. İstanbul İktisadi Ticari İlimler Akademisi (Sultanahmet) İşletme Bölümü Mezunuyum. Klasik çekirdek ailelerden biriyiz, Oğullarım Orçun, Nogay, Barsgan ve eşim Kübra Dökmeci’den oluşmaktadır. Büyük oğlum Orçun Dökmeci kendi evinde ve işinde yaşamını sürdürmekte, Nogay Dökmeci İzmir Ekonomi Üniversitesinde Milli Yelken Sporculuğundan dolayı kazandığı burs ile Endüstri Mühendisliğinde son sınıf öğrencisi olarak okumakta, Barsgan Dökmeci yine Milli Yelken Sporculuğundan dolayı kazandığı burs ile Piri Reis Üniversitesi Gemi Makinaları – Gemi İnşa Mühendisliğinde okumaktadır ikinci sınıf öğrencisidir. Ticari hayatıma bir markanın satış bayiliği ile devam etmekteyim.

– İsteyen herkes yelken sporcusu olabilir mi?

Bu soruya keşke hemen evet diyebilseydim. Yelken ve deniz sevgisi çok özeldir. Bir yaşam şeklidir, sürdürebilirliği fedakârlık, özveri gerektirmektedir. Ailenin bakış açısı çok önemlidir. Yelkenciliği bir yaz mevsimi hobisi olarak görmek bu işin eksik tarafıdır.

Yelkenciliğin kazandırdığı değerler hiçbir okulda okutulabilecek türden değildir. Yaşanılarak öğrenilenler ve edinilen tecrübeler bir sporcunun özel yaşamında farkındalıklar yaratmaktadır.

– Yöneticilik hayatınız nerede nasıl başladı?

Marmara Yelken Kulübü’nde üç dönem yani altı yıldır yönetim kurulu üyeliği yapmaktayım. 2017 Yılı itibariyle de Türkiye Yelken Federasyonu İl Yelken Temsilciliği görevini üstlendim.

– Türkiye Yelken Federasyonu’nun İstanbul’a bakış açısı ve yatırımları konusunda neler söylersiniz?

İstanbul’umuz nüfusu ve coğrafi konumu itibariyle bir ülke boyutundadır. Federasyonumuzun İstanbul’a bakışları her zaman farklı olmuştur. İstanbul Türkiye yelken faaliyetlerinin en önemli unsurudur.

Bünyesinde bulunan 30 yelken kulübü ile ve lisanslı sporcu sayısı ile yelken dünyasının önemli unsurlarındandır. Kulüplerimizin ihtiyaçları doğrultusunda ki talepleri olanaklar ölçüsünde önceki federasyonlarca karşılanmıştır. 2017 yılında göreve gelen Sayın Özlem Akdurak ve Yönetim Kurulu da bu doğrultuda çalışmalar yapmaktadır. İl olarak ihtiyaçlarımız çok fazladır, Federasyonumuzun Büyükşehir Belediyesi ile iş birliklerinin genişletilmesiyle yelkenciliğimize yeni boyutlar kazandıracağına inanıyorum.

– Bölgenizde ne gibi problemler yaşıyorsunuz? Kulüplere ne gibi tavsiyeleriniz olacak?

Bölgemizde sürekli artan nüfus ve yapılaşma rant değerlerini çok yükseltmiştir. Kıyılarda bulunan kulüplerimizin çevresi daralmış durumdadır. Varoluş maliyetlerimiz ciddi boyutta artmıştır. Yüksek yapılaşma rüzgâr ve düzenimizi de etkilemiş durumdadır. Sürekli değişen akımlar yapılan yarışların kalitesini etkilemektedir. Kulüplerimizin sadece yarışlarda rakip olmalarını diliyorum. Denizlerimiz tek ve bu denize hep birlikte sahip çıkmalıyız.

– Yeni sezondan beklentileriniz nelerdir?

Yeni sezonda il ve federasyon programı artı olarak da uluslararası yarış programı çok yoğun bir şekilde geçecektir. Dileğim bütün yarışların öngörülen tarihlerde sorunsuzca gerçekleşmesidir.

– Gençlik Hizmetleri Spor İl Müdürlüğü ile iş birliğiniz ne seviyede?

Bu yıl en çok nöbet değişiminin yaşandığı bir dönem G.H.S İl Müdürlüğü’nde yeni kadrolar göreve geldi. Toplantı ve ziyaretlerde son derece katılımcı, destekleyici görüşmeler yapıldı. 2018 dönemine bu görüşmelerin olumlu yansıyacağına emin bulunmaktayım.

– İl Yelken Temsilciliği olarak ileriye dönük projeleriniz nelerdir?

Göreve 2017 yılında geldim. Benden önce bu görevi on dört yıl sürdüren sayın Mustafa Çağatay’ a çok teşekkür ediyorum. Sporcu, antrenör, hakem ve kulüpler bu karenin olmazsa olmazıdır mutlaka birbirleri ile temasta olmaları gerekiyor. Yenilenen iletişim bilgileri doğrultusunda yarışlardan ve hakem atamalarından herkesin bilgisi olacaktır.

Benim için önemli olduğu kadar bölgemiz için de önemli olduğunu düşündüğüm Büyükçekmece’de bir kamp tesisi oluşturmak arzusundayım. Bu bölgede Büyükçekmece Yelken Kulübü ve Beylikdüzü Surf okulu bulunmaktadır. Rüzgarın bol deniz trafiğinin nerede ise sıfır olduğu bu bölge İstanbul kulüpleri için yararlı olacaktır.

Havasızlık nedeniyle Ege Bölgelerindeki kamplar bu bölgeye alınabilir, maliyetler düşürülebilir. Bu konuda yerel belediyelerin desteği şarttır. Federasyonumuzun da konuya bakış açısı olumludur.

– Son olarak söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Göreve geldiğimden bu yana bana destek ve yardımlarını esirgemeyen Marmara Yelken Kulübü’ne, başta Başkan Vedat Özan olmak üzere tüm Yönetim Kuruluna sonsuz teşekkürlerimi sunarım.

Arif T. DÖKMECİ
İl Yelken Temsilcisi