Ülkemizdeki Tüketiciler Üzerinde 2020 Yılı Boyunca Yapılan İlgi Çekici Bir Araştırma

255
Görüntüleme

Merhabalar,

Bugün sizlere, ülkemizdeki  tüketicilere yönelik yapılan ilgi çekici bir araştırma raporundan söz edeceğim.

https://www.enerjiekonomisi.com/castrol-elektrikli-araclar-raporu adlı linkten de ulaşabileceğiniz bu raporun özeti, vatandaşlarımızın otomotiv endüstrisindeki hızlı dönüşüme nasıl baktıklarını etkin şekilde ortaya koyuyor.

Castrol tarafından yapılan bu araştırmada, elektrik motorlu taşıtlarla ilgili fiyat, marka ve model, menzil, şarj altyapısı ve şarj süresi gibi faktörler tüketiciler tarafından değerlendiriliyor.

Elektrik motorlu taşıtlar bildiğiniz gibi mobilitenin yakın gelecekteki dönüşümünde ve ulaşımdan kaynaklı karbon salımının azaltılmasında anahtar rol oynayacak. Castrol, 2020 yılı boyunca Türkiye dahil toplam dokuz ülkede yaptığı global araştırma ile Türkiye’de elektrikli araçların yaygınlaşmasına etki eden kritik faktörleri bizlere aktarıyor. Tüketicilerin yanı sıra otomotiv sektörü çalışanlarından ve filo şirketlerinden hangi faktörlerin elektrik motorlu taşıtların artışına katkı yapacağının yanıtını alan bu araştırmanın Türkiye’de bu ölçüde yapılmış ilk araştırmalardan biri olduğunun altını çizelim.

Araştırma, Türkiye’deki tüketicilerin ortalama olarak; benzinli bir taşıta oranla elektrik motorlu taşıta ortalama yüzde 19 daha fazla ödeyebileceklerini ortaya koyuyor. Aynı zamanda ortalama şarj süresi beklentisi 28 dakika çıkıyor.  Beklenen ortalama menzil ise 406 kilometre. Türkiye dışındaki diğer sekiz ülkede ise bu beklentiler sırasıyla şöyle: Şarj süresi beklentisi 31 dakika ve menzil beklentisi 469 kilometre.

Araştırmada, teknolojide sağlanan önemli gelişmelere rağmen; elektrik motorlu taşıtların hala pahalı olduğu, şarj süresinin uzun sürdüğü ve menzilin kısa olduğu inancı hakim. Buna rağmen ülkemizde araştırmaya katılan tüketicilerin yüzde 58’i ortalamada 2025 yılında elektrik motorlu taşıt araç alma fikrine olumlu bakmakta. Yüzde 68’lik kesim ise önümüzdeki 5 yıl içinde elektrik motorlu taşıt satın almayı düşünüyor.

Taşıtın satın alma fiyatı, tüketicilerin elektrik motorlu taşıt tercihinde ilk sıradaki kritik faktör olarak öne çıkıyor. Tüketicilerin % 31 i fiyatı tercihin ilk sırasına koymuş durumda.  Filo yöneticilerinin % 48 i de fiyatı ilk sıraya koyuyor. Otomotiv sektörü profesyonellerinin % 27 si ise taşıt fiyatını ikinci sırada görüyorlar. Taşıt fiyatı diğer sekiz ülkedeki tüketiciler için de %38 ile ilk sırada yer alıyor.

Otomotiv sektörü profesyonelleri için ilk sıradaki kritik faktör yüzde 31 oranıyla taşıtın menzili. Ortalama menzil beklentisi sektör profesyonellerinde 508 km olarak ortaya çıkıyor. Bu beklenti tüketicilere göre 100 km daha fazla.

Ülkemizdeki  tüketiciler, elektrik motorlu taşıt sahipliğinde %21 ile en önemli ikinci faktörün aracın marka ve modeli olduğunu düşünüyorlar. Oysa diğer ülkelerdeki tüketiciler için bu oran yalnızca %4 te kalmış durumda.

Türkiye’de tüketicilerin % 68’i, AVM’ler, kamusal alan otoparkları, akaryakıt istasyonları, bakım ve onarım servisleri gibi alanlarda sürüş alışkanlıklarını destekleyen uygun şarj altyapısından emin olmadan elektrik motorlu taşıt satın almaya sıcak bakmıyorlar. Türkiye’deki otomotiv sektörü profesyonelleri ve filo yöneticileri de şarj altyapısının elektrik motorlu taşıtların yaygınlaşmasını etkileyen ilk üç sıradaki faktörlerden olduğunu söylüyorlar. Otomotiv sektörü profesyonelleri ayrıca, elektrik motorlu taşıtların yaygınlaşmasında devlet teşvikleriyle beraber; taşıt üreticilerinin de yeterli bütçe ayırmasının önemini özellikle belirtiyorlar. Filo yöneticilerinin yarısı ise, taşıt fiyatının % 30 civarına kadar teşvik veya vergi muafiyeti verilmesi halinde filolarına elektrik motorlu taşıtlar katabileceğini söylüyorlar.

Görüldüğü gibi ülkemizde en kritik konu taşıtın fiyatı olarak bir kez daha öne çıkıyor. Bu da gayet doğal. 8,500 $ olarak açıklanan kişi başı milli gelirimiz ile günümüzde baz bir otomobilin anahtar teslim fiyatının ancak yarısına yetişebiliyoruz. İster içten yanmalı motorlu olsun, ister elektrik motorlu olsun, tüm mesele kişi başı milli gelirimizin yetersizliği. Onun için kredi alarak, yani borçlanarak taşıt sahibi olabiliyoruz. O zaman da fiyat en kritik konu oluyor. Hatta sahip olduğumuz taşıtı satarken oluşan ikinci el fiyatının yüksek olmasını da çok önemsiyor ve istiyoruz.

Hal böyleyken, yakın gelecekte pazarın hakimi olacağına hiç kuşku kalmayan elektrik motorlu taşıtlara  devletimiz Şubat başında % 300 ile % 400 oranlarında ÖTV zamları yaptı. Fiyatlar kimi modellerde KDV ile birlikte % 50 nin üzerinde artmış oldu. O zaman 2020 boyunca yapılan bu araştırmanın sonuçları bizim için ne kadar anlamlı oldu dersiniz?

Gelecek yazımda buluşmak üzere hepinize Covid19 virüsünden uzak, sağlıklı günler diliyorum.

NOT: Yazılarımı www.otomobilhaber.com.tr üzerinden de takip edebilirsiniz.