Yurt Dışından Otomotiv Şirketlerimiz Nasıl Değerlendiriliyor?

47
Görüntüleme

Yazar: İbrahim Aybar

Ülkemizdeki otomotiv sektörü üzerinde bir yandan yarı iletken çip yokluğunun başı çektiği tedarik sorunları, diğer yandan bunun sonucu olan üretim kaybının yanı sıra Türk Lirası’nın hızlı değer yitirmesiyle gelen fiyat artışları artık bir motorlu taşıtı satın alabilmeyi iyiden iyiye güçleştirmiş durumda. Peki, tüm bu olumsuzluklar karşısında ülkemizde üretim ve dağıtım yapan otomotiv şirketlerimiz yurt dışından nasıl değerlendiriliyor? Bu yazımda bu konuya değineceğim.

Geçtiğimiz Ekim ayı sonunda ODD verilerine göre iç pazarda halen geçen yılın ilk 10 ayına nazaran satışlar % 4,5 artmış görünüyor. Ama sadece Ekim ayına bakarsak geçen yılın Ekim ayına göre iç pazarda % 40 ‘ın üzerine daralma var. Bu gelişme özellikle yarı iletken çip tedariki ile şekilleniyor. Bunun yanı sıra yerli üretim yapan otomotiv şirketlerimizin yeni nesil taşıt projeleri etkili oluyor. Özellikle orta vadede üretimi netleşen yeni nesil elektrik motorlu taşıt projesini açıklayan şirketlerimiz elbette avantaj sağlıyor.

Şurası çok net; kısa vadede yerli otomotiv şirketlerimiz satılacak taşıt buldukları sürece kazanç sağlayabilecek. Bu da başta çip olmak üzere diğer tedarik unsurlarına çok yakından bağlı. Görünen o ki, örneğin bir otomobil üretimi için yaklaşık 1,400 adede kadar gerekli olan yarı iletken çiplerin üretim ve sevkiyat problemleri 2022 yılı boyunca da devam edecek. Önceden öngörülmemiş olan çip sorunu, otomotiv satışlarında rekabeti de neredeyse bitirdi. Kim ne bulursa onu satın almaya çalışıyor. Siparişlerde 6 ile 8 aya varan beklemeler artık yadırganmıyor. Üstelik fiyat garantisi de yok. Sanki 1980 li yıllara dönmüş gibiyiz. Otomotiv şirketlerimiz elde avuçta ne kadar satılacak ürün varsa yüksek marj ile hemen nakde çeviriyorlar.
Bu anlamda 2022 yılı da zorlu geçecek. Çip başta olmak üzere diğer tedarik unsurlarındaki temin güçlüğüne bağlı olarak 2022 yılında 2021 yılı kadar dahi satış göremeyeceğimiz anlaşılıyor. Satışlardaki artış umudumuz şimdiden 2023 yılına kaymış durumda. Satışlarda rekabetçi fiyatları da 2023 ten önce göremeyeceğiz.

2023 yılından itibaren yeni nesil elektrik motorlu taşıt projeleri otomotiv şirketlerimizin pazardaki konumunu değiştiren faktör olacak. Şimdiden bu konuda TOGG dışında ilk somut adımı Ford Otosan atmış durumda. Tofaş‘ın ağırlıklı olarak Avrupa pazarı için yeni bir elektrik motorlu taşıt projesi açıklamasını yakında bekliyoruz. Uluslararası Enerji Ajansı, 2025 yılından itibaren elektrik motorlu (BEV) otomobil ve hafif ticari taşıt satışlarında büyük bir artış olacağını ifade ediyor. Öyle ki bu yıl toplam satışların % 7 sini teşkil eden pazar payı %20 lere hızla çıkacak. Pazar payının 2030 yılına gelince % 40 lara ulaşacağı yorumlanıyor.

Ford markasının Avrupa’ da en büyük üretim üssü olan Ford Otosan tarafından piyasaya çıkarılacak bataryadan elektrik motorlu (BEV) taşıt olan E-Transit’in 2022 yılının ikinci yarısında, yeni nesil Ford Custom ailesinin ise 2023 yılının ilk yarısında satışına başlanması bekleniyor. Tofaş‘ın ilk bataryadan elektrik motorlu (BEV) taşıtının ise 2024 yılında pazara çıkmasını bekliyoruz.

Bu gelişmeler, 2023 yılından itibaren Ford Otosan‘ ın hisse değerini de yukarıya çekmeye aday. Tofaş ise, yeni nesil ürün projesinin Stellantis markası tarafından global pazarlara dağıtımının yapılmasına bağlı olarak orta vadede değer kazanacaklar arasında. Bunun yanı sıra Stellantis ailesinin diğer yeni nesil ürünlerinin üretim merkezi haline gelmesi halinde Tofaş‘a yabancı ilgisi çok daha artacaktır. Tahminler 2025 yılı içinde bunun gerçekleşeceği yönünde.

Ülkemizdeki diğer büyük otomotiv şirketi Doğuş Otomotiv‘e gelince; şirket, TL’nin değer kaybının yanı sıra satacak ürün bulabilme sorunları ile baş başa kalmış durumda. Şirket yönetimi bu durumda tasarruf odaklı verimliliğe öncelik vermeyi sürdürecektir. İkinci el satış faaliyeti ise şirketin önemli kar merkezi ve orta direği olmaya devam edecek. Gerçi 2022 yılının şirket için daha zorlu geçeceği anlaşılmakla beraber, yeni nesil ürünlerin bulunabilirliği ve çeşitliliği yabancı ilgisini olumlu hale getirebilir.

Halka açık diğer bir yerli otomotiv şirketi olan Karsan ise, üretim ağırlığını elektrik motorlu taşıtlara döndürmeyi başarmış olarak özellikle 2025 ten itibaren ciddi üretim artışına bağlı değer artışı yaşayacağı öngörülen diğer bir yerli şirketimiz.

Sonuç olarak, ülkemizdeki makro ekonomik şartlar ne kadar zorlu olursa olsun, 2023 yılından itibaren yerli otomotiv şirketlerimizin potansiyel yüksek kazanç vadettiğini söylemek mümkün. Tabii yerli ve milli markamız TOGG‘ un satış ve pazarlama stratejisi hakkında henüz bilgi sahibi olmadığımız için o cephede de ümitli olduğumuzu söylemekle yetinelim.